Sankara'nın Reçetesi: Sömürge Sonrası Bağımlılıktan Çıkış Denemesi
Thomas Sankara'nın Burkina Faso'da emperyalist borç tuzağını, gıda bağımlılığını ve yolsuzluğu kırmak için uyguladığı radikal politikaların derinlemesine bir analizi.
Öne çıkanlar
- Thomas Sankara, borcun sömürgeci bir kontrol aracı olduğunu savunarak ülkesinin dış borçlarını ödemeyi reddetti.
- Hükümet harcamalarını kökten kıstı, bakan maaşlarını düşürdü ve lüks ithal mallar yerine yerli üretimi zorunlu kıldı.
- Gıda egemenliğini sağlamak için tarım reformları başlattı ve Burkina Faso'yu birkaç yıl içinde buğdayda kendine yeterli hale getirdi.
- Politikaları, Fransa'nın ve yerel elitlerin çıkarlarını tehdit ettiği için 1987'de bir darbeyle devrildi ve öldürüldü.
Thomas Sankara'nın 1983'te iktidara geldiğinde devraldığı Yukarı Volta, sömürgecilik sonrası bir devletin tüm hastalıklarını taşıyan bir prototipti: dış borca batmış, gıda için dış yardıma muhtaç, okuma yazma oranı %13 olan, yolsuzluğa batmış ve eski sömürgeci gücü Fransa'nın ekonomik ve siyasi yörüngesine sıkıca kilitlenmiş bir ülke. Sadece dört yıl içinde Sankara, bu bağımlılık zincirini kırmak için tarihteki en cüretkar ve kapsamlı denemelerden birini başlattı. Bu, sadece bir ülkenin değil, bir kıtanın kaderini değiştirmeyi amaçlayan bir reçetenin hikayesidir; başarısı, failler tarafından affedilmeyecek bir suç olarak görülen ve kanla bastırılan bir reçetenin.
Temel Bilgiler
- İsim Değişikliği: 1984'te ülkenin adı Yukarı Volta'dan, yerel dillerde "Onurlu İnsanların Ülkesi" anlamına gelen Burkina Faso'ya çevrildi.
- Borç Reddi: Sankara, dış borcun yeni bir sömürgecilik biçimi olduğunu ilan etti ve 1987'de Afrika Birliği Örgütü'ne borcu topluca reddetme çağrısı yaptı.
- Ekonomik Kemer Sıkma: Hükümetin Mercedes filosu satıldı, bakan maaşları düşürüldü, birinci sınıf uçak biletleri yasaklandı ve kendisi ayda 450 dolarlık bir maaşla yaşadı.
- Gıda Egemenliği: Tarım reformları sayesinde Burkina Faso, 1986 yılına gelindiğinde temel gıda maddelerinde kendi kendine yeterli hale geldi ve gıda yardımı ihtiyacını ortadan kaldırdı.
- Suikast: Radikal politikaları Fransa'yı ve komşu rejimleri rahatsız etti. 15 Ekim 1987'de, en yakın müttefiki Blaise Compaoré liderliğindeki bir darbede 12 yoldaşıyla birlikte öldürüldü.
Giriş: Addis Ababa'da Çekilen Kırmızı Çizgi
Tarih 29 Temmuz 1987. Yer, Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'daki Afrika Birliği Örgütü (OAU) zirvesi. Kürsüde, askeri üniforması ve kırmızı beresiyle 37 yaşında bir adam duruyor. Batı Afrika'nın denize kıyısı olmayan fakir ülkesi Burkina Faso'nun lideri Thomas Sankara, önündeki metne bağlı kalmadan, dünya finans sisteminin kalbine bir mızrak gibi saplanacak bir konuşma yapıyor. Borçtan bahsediyor. Ama bir teknokrat gibi değil, bir devrimci gibi.
"Borcun kökenleri sömürgeciliğin kökenlerinden gelir. Bize borç verenler, sömürgecilerdir... Borç, ustaca yönetilen bir yeniden fethi mekanizmasıdır... Her birimizin bireysel olarak ölmesine izin vermeyecekler. Ancak hepimizin ekonomik olarak köleliğine izin verecekler. Kölelik olarak yeniden sömürgeleştirilmemize izin verecekler. Bizi, ellerinde mali dosyalar, silahlar ve kılıçlar tutan mali suikastçılara dönüştürecekler."
Sankara, Afrikalı liderlere basit ama sarsıcı bir teklifte bulundu: Borcu hep birlikte ödemeyi reddetmek. "Eğer Burkina Faso tek başına ödemeyi reddederse, ben bir sonraki konferansta burada olmam," diyerek kendi sonunu da kehanet gibi haber verdi. Bu konuşma, sadece bir liderin meydan okuması değil, aynı zamanda sömürgecilik sonrası kurulan ve "bağımsız" ulusları sonsuz bir bağımlılık döngüsüne hapseden neo-kolonyal sistemin işleyişini çıplak bir şekilde ifşa eden bir otopsiydi. Sankara, borcun bir muhasebe sorunu değil, siyasi bir silah olduğunu anlamıştı. Onun dört yıllık iktidarı, bu silahı etkisiz hale getirme ve imparatorluğun mimarisine karşı kendi mimarisini inşa etme girişimiydi. Bu girişim, 15 Ekim 1987'de, o konuşmadan sadece 78 gün sonra, üzerine sıkılan kurşunlarla sona erdi.
"Vatan ya da Ölüm": Toprağın Adını ve Kaderini Değiştirmek
Sankara'nın anti-emperyalist projesi, sembolik olduğu kadar pratik de olan radikal bir kopuşla başladı. 4 Ağustos 1984'te, iktidara gelişinin birinci yıldönümünde, ülkenin sömürgeci adı olan Yukarı Volta'yı sildi. Bu isim, toprağın coğrafi konumunu Volta Nehri'nin yukarı havzasında olmasıyla tanımlayan, tamamen harici ve teknokratik bir Fransız icadıydı. Sankara, bunun yerine ülkeye "Onurlu İnsanların Ülkesi" anlamına gelen Burkina Faso adını verdi. Bu, yalnızca bir isim değişikliği değil, bir kimlik beyanıydı. Artık ülke, Paris'ten çizilen haritalara göre değil, kendi halkının erdemine göre tanımlanacaktı.
Bu sembolik eylem, somut bir zihniyet devrimini ateşlemek için tasarlandı. Emperyalizm, Sankara'ya göre sadece ekonomik bir sömürü sistemi değil, aynı zamanda zihinleri sömürgeleştiren psikolojik bir silahtı. İnsanları kendi tarihlerinden, kültürlerinden ve potansiyellerinden utandırarak, onları kalıcı bir aşağılık kompleksine hapsediyordu.
Sankara'nın reçetesi basitti: Kendi kendine güveni yeniden inşa etmek.
- Yerli Tüketim: Kamu görevlilerine, ithal edilen pahalı Avrupa takım elbiseleri yerine, Burkina Faso'da dokunan ve dikilen pamuklu bir tunik olan "Faso Dan Fani" giyme zorunluluğu getirildi.
- Kültürel Canlanma: Yerel müzik, sinema (Ouagadougou Pan-Afrika Film ve Televizyon Festivali - FESPACO'yu güçlendirdi) ve tiyatro teşvik edildi.
- Dil Politikası: Resmi dil Fransızca kalmakla birlikte, yerel dillerin statüsü yükseltildi ve okuryazarlık kampanyaları bu dillerde yürütüldü.
Slogan "Vatan ya da ölüm, yeneceğiz!" idi. Bu, sömürge sonrası uyuşukluğa ve kaderciliğe karşı bir savaş ilanıydı. Sankara, halkına sürekli olarak kendi sorunlarını çözebileceklerini, kendi gıdalarını üretebileceklerini, kendi okullarını ve hastanelerini inşa edebileceklerini telkin etti. Emperyalizmin en büyük zaferi, sömürülenin kendi yetersizliğine inanmasıysa, Sankara'nın ilk hedefi bu inancı kırmaktı. Bu, onun ekonomik devriminin psikolojik temelini oluşturdu.
Kemer Sıkma Politikası, Ama Kimin İçin?
Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası, 1980'lerde borçlu ülkelere "yapısal uyum programları" adı altında acı reçeteler dayatıyordu. Bu programlar genellikle sosyal harcamalarda (eğitim, sağlık) kesintiler, devlet varlıklarının özelleştirilmesi ve ticaretin serbestleştirilmesini içeriyordu. Sonuç, her zaman yoksul halkın daha da yoksullaşması, elitlerin ise zenginleşmesiydi. Sankara da bir kemer sıkma politikası uyguladı, ancak hedefine IMF'nin aksine halkı değil, devleti ve yönetici sınıfı koydu.
Onun mantığı şuydu: Bir ülke, liderleri halkından daha zengin yaşarken borçlarını ödemek için halkından fedakarlık isteyemezdi. Devrim, önce saraydan başlamalıydı.
| Politika Değişikliği | Sankara Öncesi (Yukarı Volta) | Sankara Dönemi (Burkina Faso) |
|---|---|---|
| Bakanlık Araçları | Mercedes-Benz 280S filosu | Renault 5 (Ülkedeki en ucuz araba) |
| Hükümet Uçuşları | Birinci Sınıf (First Class) | Ekonomi Sınıfı (Economy Class) |
| Liderin Maaşı | Belirsiz, yüksek | Aylık 450$ + bir araba, bir ev |
| Devlet Konutları | Klimadan arındırıldı ve personele tahsis edildi | Lider ve bakanlar için standart konutlar |
| Devlet Bütçesi | Dış yardıma bağımlı | Yerel gelirler ve lüks harcamaların kesilmesi |
Bu adımlar popülist bir gösteriden ibaret değildi. Bir yandan, yolsuzluk ve israfla sembolleşen eski rejime karşı net bir kopuştu. Diğer yandan, bu tasarruflarla elde edilen kaynaklar doğrudan halka yönelik projelere aktarıldı. Satılan Mercedeslerin parasıyla kırsal bölgelere klinikler inşa edildi. Bakanların ve üst düzey bürokratların maaşlarındaki kesintiler, okuryazarlık kampanyalarını finanse etti. Sankara, devletin bir zenginleşme aracı değil, bir hizmet mekanizması olduğunu fiilen gösterdi.
Gıda Egemenliği: Pamuk Tarlalarından Buğday Başaklarına
Sankara için gerçek bağımsızlık, gıda bağımsızlığıyla başlardı. "Midesi başkasının elinde olan bir insan, özgür bir insan değildir," diyordu. İktidara geldiğinde ülke, kronik bir gıda açığı yaşıyor ve hayatta kalmak için uluslararası gıda yardımına bel bağlıyordu. Bu yardım, çoğu zaman siyasi bir şantaj aracı olarak kullanılıyordu. Dahası, sömürgecilikten miras kalan ekonomi, ülkenin en verimli topraklarını halkı doyuracak tahıllar yerine Fransa'daki tekstil fabrikaları için pamuk üretmeye ayırmıştı.
Sankara'nın tarım devrimi, bu yapıyı kökünden değiştirmeyi amaçladı. "Üretelim ve Tüketelim" sloganıyla başlatılan kampanya şunları içeriyordu:
- Toprak Reformu: Feodal toprak ağalarının elindeki araziler kamulaştırılarak toprağı işleyen köylülere dağıtıldı.
- Sulama Projeleri: Sahel kuşağının kuraklığıyla mücadele etmek için ülke çapında yüzlerce küçük baraj ve kuyu inşa edildi.
- Üretim Odak Değişikliği: Pamuk ve diğer ihracat ürünleri yerine buğday, pirinç ve mısır gibi temel gıda maddelerinin üretimi teşvik edildi.
Sonuçlar şaşırtıcı derecede hızlı geldi. Birkaç yıl içinde, buğday üretimi iki katına çıktı ve ülke, temel tahıllarda kendi kendine yeterli hale geldi. Uluslararası gıda yardımı artık istenmiyordu.
Bu devrim sadece tarımla sınırlı kalmadı. Çölleşmeyle mücadele etmek için ülke çapında 10 milyon ağaç dikildi. Ve belki de en etkileyici başarı, "Aşı Komandoları" adı verilen bir programla geldi. Hükümet, binlerce genci seferber ederek ülkenin en ücra köşelerine yolladı ve sadece birkaç hafta içinde 2.5 milyon çocuğu menenjit, sarıhumma ve kızamığa karşı aşıladı. Bu, Dünya Sağlık Örgütü tarafından bile takdir edilen bir halk sağlığı mucizesiydi. Emperyalizm sadece ekonomik ve siyasi değil, aynı zamanda biyolojik bir sorundu ve Sankara, halkının hayatta kalma hakkını savunuyordu.
Gıda Egemenliği
Halk Sağlığı
Kadın Hakları
Yolsuzlukla Mücadele
Çevre Koruma
Hesabın Kesildiği Gün: 15 Ekim 1987
Sankara'nın reçetesi işe yarıyordu. Ama tam da bu yüzden tehlikeliydi. Onun başarısı, statükonun temel direklerini sarsıyordu.
- Fransa: Eski sömürgeci güç, en sadık müttefiklerinden birinin yörüngesinden çıkmasından, Fransız şirketlerinin ayrıcalıklarını kaybetmesinden ve en önemlisi, "Sankara virüsünün" Fildişi Sahili gibi diğer "Fransafrika" ülkelerine yayılmasından endişe ediyordu. Dönemin Cumhurbaşkanı François Mitterrand'ın ve danışmanı Jacques Foccart'ın Sankara'ya karşı duyduğu öfke belgelenmiştir.
- Komşu Rejimler: Fildişi Sahili lideri Félix Houphouët-Boigny gibi Batı destekli otokratlar, Sankara'nın devrimci söyleminin ve yolsuzlukla mücadelesinin kendi halklarına ilham vermesinden korkuyordu.
- Yerel Elitler: Sankara'nın kemer sıkma politikaları ve yolsuzlukla mücadelesi, eski rejim altında zenginleşen ve imtiyazlarını kaybeden askeri ve sivil bürokrasinin, yani "komprador burjuvazinin" çıkarlarına doğrudan bir saldırıydı.
Bu üç gücün çıkarları, Sankara'nın en yakın arkadaşı, Adalet Bakanı ve Devrimin iki numaralı ismi olarak görülen Blaise Compaoré'nin hırsında birleşti. Compaoré, sistemi içeriden çökertmek için mükemmel bir araçtı.
"Devrimciler bireyler olarak öldürülebilir, ama fikirleri öldüremezsiniz." – Thomas Sankara, 2 Ekim 1987, ölümünden 13 gün önce
15 Ekim 1987 günü, Compaoré'ye bağlı bir komando birliği, Sankara'nın başkanlık konseyinde bir toplantı yaptığı sırada binayı bastı. Sankara ve 12 yakını, sorgusuz sualsiz kurşuna dizildi. Cesetleri aceleyle bir toplu mezara gömüldü. Compaoré radyoda yaptığı açıklamada, Sankara'nın devrime "ihanet ettiğini" ve ülkeyi maceraya sürüklediğini iddia etti.
Sankara'nın ölümü bir kaza ya da iç çekişmenin sonucu değildi. Bu, borcu reddeden, kendi kendine yeterliliği seçen, emperyalizme kafa tutan ve bir alternatifin mümkün olduğunu gösteren bir adama karşı verilmiş siyasi bir ölüm cezasıydı. O, ipin ucundaki adamdı ve ipi tutanlar, onun kurtulmasına izin vermedi.
Miras: Kırılan Zincirler ve Geri Dönen Hayaletler
Compaoré, iktidarı ele geçirdikten sonra Sankara'nın mirasını sistematik olarak yok etti. "Düzeltme" adını verdiği bir karşı-devrim başlattı:
- IMF ile Anlaşma: İlk işlerinden biri, Sankara'nın kovduğu IMF ve Dünya Bankası ile yeniden masaya oturmak oldu. Yapısal uyum programları derhal uygulamaya konuldu.
- Özelleştirme: Sankara döneminde kurulan veya kamulaştırılan devlet şirketleri, genellikle eski sömürgeci güçle bağlantılı şirketlere satıldı.
- İlişkilerin Normalleşmesi: Fransa ve Fildişi Sahili ile ilişkiler hızla onarıldı. Burkina Faso, itaatkar bir uydu devlet olarak "Fransafrika" yörüngesine geri döndü.
- Sembollerin Yok Edilmesi: Faso Dan Fani giyme zorunluluğu kalktı, bakanlık filolarına yeniden lüks arabalar alındı ve Sankara'nın adı ve imajı kamusal alandan silinmeye çalışıldı.
Compaoré, tam 27 yıl boyunca ülkeyi yönetti. Ancak Sankara'nın fikirleri, toprağa gömülmesine rağmen yok olmadı. 2014 yılında, Compaoré anayasayı değiştirerek iktidarını uzatmaya çalıştığında, on binlerce Burkinabeli sokağa döküldü. Protestocuların çoğu, Sankara'nın portrelerini taşıyor ve onun sloganlarını atıyordu. Ayaklanma, Compaoré'yi iktidardan düşürdü. Sankara'nın hayaleti, celladını devirmek için geri dönmüştü.
"O [Sankara] Ekim ayında bizi ziyaret ettiğinde, yalnız ve izole edilmiş olduğunu hissedebiliyordum. Ona tavsiyelerde bulundum... ama o idealistti. Ona, 'Sen ve ben aynı fikirde değiliz, bu yüzden sana yardım edemem' dedim. Ben bir realistim, o ise bir idealist." – Mozambik lideri Samora Machel'in bir arkadaşına anlattığı, aktaran: Anver Versi, New African, 1987
Bugün Thomas Sankara, sadece bir ulusal kahraman değil, aynı zamanda küresel Güney'de anti-emperyalist mücadelenin, kendi kaderini tayin hakkının ve onurlu bir kalkınma arayışının en güçlü sembollerinden biridir. Onun kısa ama yoğun iktidarı, sömürgecilik sonrası bağımlılığın kaçınılmaz bir kader olmadığını kanıtladı. Sankara'nın reçetesi, borç, açlık ve dış müdahale kıskacındaki sayısız ülke için hala geçerli bir ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Onun öldürülmüş olması, teorilerinin yanlış olduğunu değil, tam tersine, ne kadar tehlikeli bir şekilde doğru olduğunu kanıtlıyor.
Kaynaklar ve İleri Okuma
Brittain, Victoria. "Thomas Sankara's legacy is resonating across Africa". The Guardian, 15 Ekim 2012. https://www.theguardian.com/commentisfree/2012/oct/15/thomas-sankara-legacy-africa
Murrey, Amber (ed.). A Certain Amount of Madness: The Life, Politics and Legacies of Thomas Sankara. Pluto Press, 2018. https://www.jstor.org/stable/j.ctt21kk16p
Wilkins, Fanon. "The Making of a Model Leader: The Representation of Thomas Sankara, 1983-87". Ufahamu: A Journal of African Studies, 27(1), 1999. https://escholarship.org/uc/item/4dt4v4d7
France 24. "Life-long prison sentences for Sankara's killers, 34 years after his assassination". 6 Nisan 2022. https://www.france24.com/en/africa/20220406-ex-president-compaore-sentenced-to-life-in-prison-for-sankara-s-assassination
Sankara, Thomas. Thomas Sankara Speaks: The Burkina Faso Revolution, 1983–87. Pathfinder Press, 2007. https://www.pathfinderpress.com/products/thomas-sankara-speaks-the-burkina-faso-revolution-1983-87_2d-ed.shtml
Sık sorulan sorular
- Thomas Sankara kimdi ve neyi savunuyordu?
- Thomas Sankara, 1983-1987 yılları arasında Yukarı Volta'yı (daha sonra Burkina Faso) yöneten devrimci bir liderdi. Emperyalizme, yolsuzluğa ve dış borca karşı radikal bir mücadele yürüttü. Kendi kendine yeterlilik, kadın hakları ve pan-Afrikanizm gibi ilkeleri savundu.
- Sankara'nın ölümünden kim sorumluydu?
- Sankara, en yakın müttefiki Blaise Compaoré liderliğindeki bir darbeyle 15 Ekim 1987'de öldürüldü. Darbenin, Sankara'nın politikalarından rahatsız olan Fransa ve Fildişi Sahili gibi dış güçler tarafından desteklendiğine dair güçlü kanıtlar bulunmaktadır.
- Sankara'nın politikalarının somut sonuçları neydi?
- Dört yıllık iktidarında Burkina Faso, buğday üretimi başta olmak üzere temel gıdalarda kendi kendine yeterliliğe ulaştı. İki buçuk milyon çocuk menenjit, sarıhumma ve kızamığa karşı aşılandı. Kapsamlı kampanyalarla okuryazarlık oranı önemli ölçüde arttı ve çölleşmeyle mücadele için on milyon ağaç dikildi.
- Sankara'nın mirası neden bugün tartışmalı?
- Destekçileri onu Afrika'nın Che Guevara'sı olarak görürken, eleştirmenler onun otoriter yöntemlerini ve Devrim Savunma Komiteleri gibi yapıların yetki aşımlarını kınar. Mirası, anti-emperyalist bir ikonun statüsü ile devrimci bir hükümetin pratik zorlukları ve baskıcı yönleri arasındaki gerilimi yansıtır.
- Sankara'nın devrilmesinden sonra ne oldu?
- Blaise Compaoré, Sankara'nın tüm ilerici politikalarını tersine çevirdi. Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yeniden anlaştı, devlet varlıklarını özelleştirdi ve ülkeyi Fransa'nın etki alanına geri döndürdü. Compaoré, 2014'teki bir halk ayaklanmasına kadar 27 yıl iktidarda kaldı.